Tüm Filmler
Ses Kasetleri Afiş Sergisi Yazar Hakkında Linkler

Modern Çağda Batıl Bir Din: New Age

60'lı yıllar Batı toplumları için bir dönüm noktasıydı... İki büyük dünya savaşının yıkıcı etkileri, Japonya’ya atılan atom bombaları, bunların ardından gelen Vietnam Savaşı gibi olaylar Amerikan gençliğinde, kurulu düzene karşı büyük bir tepki oluşturmuştu.
Avrupa ülkelerinde de durum farklı değildi. Gençler “aykırı olmak”, “düzene karşı çıkarak dikkatleri üzerlerinde toplamak” gibi heveslerle çarpık akımlara kapılmışlardı. Dejenere davranışlar, sapkın inanışlar gün geçtikçe yaygınlaşıyordu.
Savaşa karşı olduklarını iddia ederek toplanan gençler 60'lara damgasını vuran bir ekol akım oluşturdular: "Hippi kültürü".
Her yer barış için dünyayı çiçeklere boğduklarını, doğallığı, özgürlüğü savunduklarını iddia eden gençlerle doluydu.
Fakat sapkın felsefeleri onları dejenerasyondan öteye götürmedi.


Şehirlerin Anası Mekke ve Kutsal Mekan Kabe

Kuran’da “şehirlerin anası” olarak bildirilen Mekke ve tüm Müslümanlar için en kutlu mekan olan Kabe...
Bu kutsal mekan İslam tarihi boyunca tüm Müslümanları biraraya toplamıştır. Ve günümüzde de bu özelliğini sürdürmektedir. Her yıl milyonlarca Müslüman'ın Kabe’de toplanıp birarada ibadet etmesi, tüm iman edenler için değerli bir şevk ve heyecan unsurudur. Çünkü dünyadaki tüm Müslümanlar; Allah'a iman etmekte, Kuran'a tabi olmakta; Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in yolundan gitmekte; namaz kılarken aynı kıbleye dönüp, ahirette aynı güzel karşılığı ummaktadırlar.
Tüm Müslümanların İlahı, Kitabı, peygamberi, kıblesi aynıdır. Irkı, dili, vatanı, mezhebi ne olursa olsun tüm Müslümanlar kardeştir.
Allah'ın izniyle İslam dünyasını çok güzel ve aydınlık bir gelecek beklemektedir.


Okyanuslardaki Eşsiz Sanat

Dünyamız, uzaydan bakıldığında masmavi bir görünüme sahiptir. Bu maviliğin kaynağı, yeryüzünün %70’ini kaplayan dev su kütlesidir. Sadece Pasifik okyanusunun üzerinden uçakla geçmeye kalktığınızda, bu yolculuk tam 20 saat sürer.
Yukarıdan bakıldığında engin maviliği ile göze çarpan okyanusların sırları ise derinliklerde saklanmaktadır. Diplere doğru indikçe rengarenk bir dünya ile karşılaşırız. Her biri birbirinden değişik milyonlarca canlı çıkar karşımıza...
Derinlerdeki gezintimiz sürdükçe buralarda yaşayan canlılardaki detay ve çeşitlilik hemen gözümüze çarpar. Bu kadar çok canlıda bu kadar muazzam detayların var edilmesi bizlere Allah’ın sanatındaki mükemmelliği gösterir.
Allah, karada ve denizde olanların tümünü en ince ayrıntılarına kadar bilendir. Allah bu gerçeği, bir Kuran ayetinde bizlere şöyle bildirir:
... Karada ve denizde olanların tümünü O bilir. O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (Enam Suresi, 59)


Kuran'da Dua

Allah'a en son ne zaman dua ettiniz? Sadece birtakım sıkıntı ve belalarla karşılaşınca mı O'na yalvarıyorsunuz? Yoksa O'nu sürekli anıyor musunuz? Dua ettiğinizde O'nun size çok yakın olduğunu, sizin fısıltıyla söylediğiniz veya içinizden geçirdiğiniz her sözü işittiğinin bilincinde misiniz?
İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlış anlamak demektir. Hali vakti yerinde, hayatta tüm istediklerine kavuştuğunu düşünen bir insanın duaya ihtiyacı olmadığını düşünmek son derece hatalıdır. Çünkü bu durumda dua etmenin tek sebebinin dünyevi arzuların tatmini olduğu anlamı çıkmaktadır. Oysa müminler hem dünya hayatları için, hem de ahiretleri için dua ederler. Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah'ın yarattığını biliyor demektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah'a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır.

 
 

Kuran Mucizeleri - 1

Kuran, bilimsel araştırmaları teşvik ettiği gibi, Kursn'ın bildirdiği gerçeklere göre yönlendirilen bilimsel araştırmalar da çok hızlı ve kesin sonuçlar getirir. Çünkü Kuran, evrenin ve canlılığın nasıl var oldukları sorusuna en doğru ve en kesin cevabı veren tek kaynaktır. Dolayısıyla doğru bir noktadan başlanarak yapılan araştırmalar, evrenin ve canlılığın var oluşuna ait sırları en kısa sürede, en az emek ve enerji harcayarak açığa çıkaracaktır. 20. yüzyılın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Albert Einstein'ın da söylediği gibi "dinsiz bilim topaldır", yani dinin yol göstermediği bilim ilerleme gösteremez, kesin sonuçlara ulaşması çok zaman alır ve hatta çoğu zaman sonuç alınması mümkün olmaz.


Kuran Mucizeleri - 2

Allah, bundan 14 asır önce, insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran-ı Kerim'i indirdi. Tüm insanlığı kurtuluşa ermeye davet etti. İndirildiği günden kıyamete dek, insanlığın yegane yol göstericisi de bu son İlahi Kitap olacaktır.
Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanısıra, Kuran'ın Allah Katından indirildiğini ispatlayan pekçok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.
Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir, fakat çeşitli ayetlerinde son derece özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bazı bilimsel gerçekler, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle keşfedilmiştir. Kuran'ın indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, günümüz insanına Kuran'ın Allah sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.


Kuran Mucizeleri - 3 - Kuran'ın Tarihsel Mucizeleri

Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanısıra, Kuran'ın Allah Katından indirildiğini ispatlayan pekçok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.
Ancak Kuran mucizeleri yalnızca bilimsel gelişmeler ile ilgili değildir. Kuran ayetleri, tarihsel konularla da ilgili pek çok mucize içermektedir.Tarihte yaşamış olup yok olan pek çok kavim, şehir, kral ve savaş kutsal Kitabımızda haber verilmiştir. Üstelik araştırmalar ve arkeolojik bulgular da, 1400 yıl öncesinde verilmiş olan bu bilgilerin bir kanıtıdır.Hiç şüphe yoktur ki Kuran Allah’ın vahyi ve O’nun bir mucizesidir.


Kuran Mucizeleri - 4

Allah, bundan 14 asır önce, insanlara son İlahi Kitabı olan Kuran-ı Kerim'i indirmiştir.
Kuran, kıyamet gününe kadar da insanlığın yol göstericisi olacaktır.
Kuran'ın benzersiz üslubu, içeriğindeki üstün hikmet ve çarpıcılık, onun İlahi bir Kitap olduğunun apaçık delillerindendir.
Kuran'ın çeşitli ayetlerinde, son derece özlü ve hikmetli bir anlatım içerisinde, çok önemli bilimsel gerçeklere dikkat çeken ifadeler vardır.
Bu bilimsel gerçekler ancak günümüzün modern bilim ve teknolojisi ışığında açıklanabilmiştir. Kuran'ın bu özelliği de onun sayısız mucizelerinden biridir.

 

Kuledeki Küçük Adam

19. yüzyılın sonlarına doğru Paris'te büyük bir buluş sergilendi. Bu, yedinci sanat olarak bilinen sinemaydı. Perdedeki de Lumiere Kardeşler'in yaptığı, tarihin ilk sinema filmiydi. Filmin ilk gösteriminde şaşırtıcı bir olay meydana geldi. İzleyiciler filmin ortasında büyük bir panikle ayaklandılar. Filmdeki istasyona yaklaşan tren görüntüsü, onlara öylesine inandırıcı gelmişti ki, trenin kendilerini ezeceğini düşünmüşlerdi. Çünkü ilk kez bir sinema perdesi görüyorlardı ve o dönem için bir hayli üstün olan teknoloji nedeniyle görüntüyü gerçek sanmışlardı. İzleyiciler perdeye yansıyan ışığa aldanmışlar, oluşan görüntüleri gerçek sanmışlardı.
Aradan 100 yıl geçti...
Bugün aynı yanılsama, hologram yani üç boyutlu görüntü oluşturan özel gözlükler sayesinde elde ediliyor. Bu gözlüğü takan insanlar, gördükleri sanal dünyanın gerçek olduğu hissine kapılarak heyecanlanıyorlar. Kendilerini bu sanal alemin içinde hissediyorlar. Ve tüm bunları, izledikleri bu görüntülerin sanal olduklarını bilmelerine rağmen yapıyorlar.
Bundan 100 yıl önce ilk sinema filmini izleyenler ya da bilgisayar destekli 3 boyutlu sanal ortamlarda dolaşanlar kendilerini sanki gerçekten orada gibi hissediyor, heyecanlanıyor hatta korkuyorlar.
Peki ya bizim şu anda başka bir teknolojinin içinde yine aslında orda olmadığımız halde sanki o hayatı yaşıyormuş gibi hissediyor, heyecanlanıyor olmadığımızın kanıtı nedir?


Karma Felsefesi ve Reenkarnasyon Yanılgısı

Başkalarından "farklı" ve "orijinal" olmak...
Yaşam tarzıyla, kıyafetiyle, saç şekliyle diğer insanlar arasında ilgi çekmeye çalışmak...
Hemen her dönemde ve her toplumda bu şekilde dikkatleri üzerlerine toplamaya çalışan kişiler ve akımlar ortaya çıkmıştır.
Bu kişi ve akımlar zaman zaman insanların ilgisini çekmeyi de başarmışlardır.
Son yıllarda, Batılı toplumlarda "alışılmışın dışında" yaşam tarzıyla dikkat çeken yeni bir akım görülmekte: "Karma Felsefesi"...
Karma, Hinduizm, Budizm ve Caynizm gibi batıl Doğu dinlerinde çok önemli yer tutan yanlış bir inançtır.
Bu dinler gerçekte batıl öğretilerden, akla ve mantığa aykırı uygulamalardan ibarettir.


Kainattaki Kusursuz Tasarım Tesadüf Değil

"Kainattaki Kusursuz Tasarım Tesadüf Değil" olarak isimlendirdiğimiz bu belgeselde, kendilerini tesadüf çıkmazının içine sokarak, çevrelerindeki tasarım harikalarını ve yaratılış delillerini inkar edenlerin, kendilerini ve içinde yaşadıkları evreni yaratan Allah'ın apaçık olan varlığını kabul etmemek için ne tür bir mantık bozukluğu içinde olduklarına hep beraber şahit olacağız.


İdealizm, Matrix Felsefesi ve Maddenin Gerçeği

Son birkaç senedir gösterimde olan pek çok filme baktığımızda, senaryolarında işlenen ortak konulardan biri dikkatimizi çekmektedir. Bu filmlerde gerçek olarak kabul edilen, varlığına mutlak olarak inanılan dünya hayatı sorgulanmakta; rüyalarda oluşan ya da simülasyon gibi yapay sinyallerle oluşturulan ortamların ne kadar gerçekçi olabileceği vurgulanmaktadır.
Matrix (The Matrix), Matrix 2 (The Matrix Reloaded), 13. Kat (The Thirteenth Floor), Haşin Krallık (Harsh Realm), Vanilya Gökyüzü (Vanilla Sky), Gerçeğe Çağrı (Total Recall), Truman Şov (Truman Show), Tuhaf Günler (Strange Days), Gizemli Şehir (Dark City), Aç Gözünü (Open Your Eyes), Frekans (The Frequency), Varoluş (Existenz), Tek (The One) gibi pek çok film ve dizide, insanların neyin gerçek neyin hayal olduğu hakkında ne denli ciddi bir yanılgı içinde olabilecekleri konusu işlenmektedir.
Ayrıca bu filmlerde şimdiye kadar sadece bilimsel olarak ortaya konmuş birtakım yorumların, hayatımızı nasıl etkileyebileceği canlandırılmakta ve insanların bu konuda daha derin düşünmeleri sağlanmaktadır. Örneğin Matrix filminde şu ifadeler yer almaktadır:
Gerçek nedir? Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer hissedebildiğin, koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden söz ediyorsan, "gerçek", beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır.


Hazreti İbrahim ve Hz. Lut

Allah, tarih boyunca kavimleri, gönderdiği peygamberlerle doğru yola davet etmiştir. Bu kutlu insanların hepsinin de amaçları aynıdır:Tüm insanları Allah'a inanmaya ve yalnızca O'na kulluk etmeye çağırmak. Peygamberler insanlara hak dini tebliğ etmişler ve toplumlar için örnek bir model olmuşlardır. Bu nedenle, Allah'ın seçkin kulları olan peygamberlerin üstün kişilikleri, güzel ahlak özellikleri ve olaylar karşısında gösterdikleri tepkiler müminler için son derece güzel örneklerdir. Bu mübarek insanlardan ikisi de Hz. İbrahim ve Hz. Lut’tur.

 
 

Hazreti Muhammed

Hz. Muhammed (sav), Allah’ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlak ve imanı ile tüm insanlara örnek kıldığı mübarek bir insandır. Günümüzde de Peygamberimizin bu eşsiz ahlakı ve sorunlar karşısındaki akılcı yaklaşımları evrenselliğini korumakta ve insanlara ışık tutmaktadır. Müslümanlara düşen ise Resulullah'ın bu üstün özelliklerini tanımak, örnek almak ve tüm insanlığa tanıtmaktır. Aynı zamanda ona benzemek, ahirette onunla yakın bir dost olabilmek için her türlü çabayı en fazlasıyla göstermektir.

 
 

1-2-3-4-5-6-7

Ana Sayfa